Kırklareli Valisi Cengiz Aydoğdu Abant Platformu’nda
amacını ve haddini de aşan bir konuşma yaparak CHP’ye ve eski Genel
Başkanı İsmet İnönü’ye dil uzatarak hükümete yalakalık etti. Vali
Aydoğdu kendince bu kurnazlığı ile güya iktidarın hoşuna giden bir söz
söyledi, iktidar da onun bu sadakati karşılığında Kırklareli’den alıp
daha büyük bir ilimize vali olarak atayacak. İşin özünde bu vardır.
Abant Platformu’nda Kırklareli’nın hangi sorunu tartışılacak ki, Vali
Aydoğdu gidip Abant Platformu’nda yer alıyor ve üzerine vazife olmayan
bir konuda atıp tutuyor. Diyor ki “DP’nin CHP’yi kapatmaması, İnönü’yü
huzurlu bir yere göndermemesi talihsizliktir.” CHP’nin kapatılmasının ve
İnönü’nün senin arzu ettiğin manada huzurlu bir yere gönderilmesinin
Kırklareli Valiliği’nin görevleri arasında yer aldığını açıkçası ben
bilmiyordum. Sayende onu da öğrendim.
Vali Aydoğdu zannetti ki, CHP ve İnönü’ye dil uzatınca hükümetin
hoşuna gidecek, ancak yanıldı. Bugün iktidarın hoşuna giden sözü
söyleyen bir vali, yarın iktidar değiştiğinde benzer sözü bu kez anında o
günkü iktidar için de söyler. Bunun bilincinde olan İçişleri Bakanı
Beşir Atalay isabetli bir kararla Vali Aydoğdu hakkında inceleme
başlattı. İnceleme başlar başlamaz da Vali Aydoğdu 360 derece dönüş
yaparak, “Yanlış anlaşıldım” dedi. Aslında yanlış anlaşılmış bir şey
yok. Eğer varsa, o da zat-ı muhteremin devlet adamı sanılması ve
Kırklareli gibi bir ilimize vali olarak atanmasıdır.
Vali Cengiz Aydoğdu ile ilgili yapılması gereken tek şey, İçişleri
Bakanlığı’nın kararı ile “tarihsel bir değerlendirme“ yapılarak
Kırklareli İlimizden -kendi ifadesiyle- “huzurlu bir yer” olan merkeze
alınmasıdır.” Aksi takdirde bugün de yarın da haddini bilmeyenlerin
benzer davranışları olacak, bundan da en büyük zararı AK Parti iktidarı
görecektir. Türk Milleti, İçişleri Bakanlığı’nın kararını sabırsızlıkla
bekliyor ki, bu tür yalakalık yapanların devletin valisi olarak görevde
kalamayacakları görülsün.
Yaz kararnamesinden ses yok
Adalet Bakanlığı her yıl Haziran ayında bulundukları yerde görev
sürelerini tamamlayan hâkim ve savcılarla ilgili kararname taslağını
hazırlar ve HSYK’ya gönderir. HSYK da, hâkim ve savcıların okuyan
çocuklarının okul nakilleri ve eş durumundan tayinlerinin yapılabilmesi
için bu kararnameyi okullar tatile girer girmez çıkarır. Ancak HSYK
Başkanı olan Adalet Bakanı ve kurul üyesi Müsteşarı ile kurulun yüksek
yargıdan gelen üyeleri arasında uzlaşma sağlanamaması nedeniyle bu
hükümet döneminde benzer kararnamelerin kuruldan çıkması bazen aksıyor.
Bu kez kararname henüz Bakanlık’tan Kurul’a taslak gelmediği için
görüşülmeye bile başlanmadı.
Hâkim ve savcılar tayin bekleyip dursun. Görevi onları düşünmek olan
Bakan Sadullah Ergin ise hem çok meşgul, hem de HSYK üyeleri ile satranç
oynamayı tercih ediyor. Ne de olsa Sayın Bakan’ın keyfi yerinde. Hatta
bu gelişmeyi (kendisiyle ilgili yazılarımı yazmadan önce Bakan Bey’in de
görüşünü alma konusunda daha önce verdiğim söz nedeniyle) sormak için
arayan bizleri arama nezaketini bile göstermedi. Sanırım Bakan Bey 5
Temmuz’a hazırlanıyor.
www.gazetevatan.com.tr