Başbakan Erdoğan, barışçıl amaçlarla uranyum zenginleştirmenin her
ülkenin hakkı olduğu vurgusunun mutabakat metninde yer aldığını
hatırlattı ve ekledi: Biz de Rusya ile anlaşma yapıyoruz. Nükleer
enerji santralını kurduğumuz zaman bizim de burada zenginleştirilmiş
uranyuma ihtiyacımız olacak. Bizim de yapmamız gerekiyorsa bunu
yapacağız
Bülent AYDEMİR/GAZETE HABERTÜRK
BAŞBAKAN Tayyip
Erdoğan, İran’ın uranyum takasıyla ilgili varılan mutabakatı, tüm
dünyaya anlatmak için harekete geçti. Önceki gün ABD Başkanı Barack
Obama ve Rusya Başbakanı Vladimir Putin ile görüşen Başbakan Erdoğan,
dün de Katar Emiri El Thani, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev,
Yunanistan Başbakanı Yorgo Papandreu’yu telefonla arayarak süreçle
ilgili bilgili verdi. Başbakan Erdoğan’ın, BM Güvenlik Konseyi üyeleri
ile telefon trafiği devam ederken, Dışişleri Bakanlığı da Güvenlik
Konseyi geçici ve daimi üyelerine, İran’a komşu ülkelere 10 maddelik
mutabakat metnini göndermeye hazırlanıyor.
Telefon diplomasisini
Fransa, İngiltere, Almanya, Çin gibi ülkelerin liderleri ile sürdürecek
olan Erdoğan BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon’la görüşmeyi planlıyor.
‘HER ÜLKENİN HAKKI’
Kosova
Başbakanı Haşim Thaçi ile görüşmesinin ardından düzenlenen basın
toplantısında İran konusunda yürütülen çalışmaları aktaran Başbakan
Erdoğan, “İran’la yapılan bu protokol aslında bir diplomasi zaferidir”
dedi. Zorlu bir sürecin sonunda mutabakatın sağlandığını belirten
Erdoğan, İran’ın şartları kabul ettiğini açıkça teyit ettiğini,
barışçıl amaçlarla uranyum zenginleştirme çalışması yapmasının her
ülkenin hakkı olduğu vurgusunun da metinde yer aldığını hatırlattı.
Erdoğan, “Biz de Rusya ile anlaşma yapıyoruz. Nükleer enerji santralını
kurduğumuz zaman bizim de burada zenginleştirilmiş uranyuma ihtiyacımız
olacak. Bizim de yapmamız gerekiyorsa bunu yapacağız. Eser nedir? Bunu
barışçıl amaçlarla kullanmamızdır. Mesele bu olduğu zaman en doğal
tabii haktır” diye konuştu.
‘BÜYÜK BİR ADIM’
ABD Başkanı
Obama ile yaptığı görüşmenin ayrıntılarını da anlatan Erdoğan,
Obama’nın İran’ın 24 Mayıs’a kadar UEAK’a göndereceği mektubun içeriği
üzerinde durduğunu ve kendisine, “Bunu çok önemsiyoruz” dediğini
aktardı. Uranyum takasıyla ilgili Viyana Grubu’nun desteğinin önemine
işaret eden Başbakan şunları söyledi: “Bu destek verilirse bölgemiz
için çok önemli bir adım olacaktır. Türkiye olarak biz bu bölgede
nükleer silah istemiyoruz. Hiçbir ülkenin nükleer silah yatırımı
yapmasına bizler olumlu bakmıyoruz. Dünya barışına bir nebze katkımız
olursa bundan dolayı kendimizi mutlu hissederim. İran arzulanan noktada
bir adımı atmıştır. Bunu da takdirle anmak gerekir”
‘Verilen sözleri takip edeceğiz’
EDİNİLEN
bilgiye göre Erdoğan, Obama ile görüşmesinde, “Türkiye bu anlaşmada
verilen sözlerin tutulmasını yakından takip edecektir” derken, Obama,
İran’ın samimiyeti konusundaki tereddütlerini iletti. Görüşmenin
ardından Beyaz Saray’dan yapılan açıklamada da bu konuya vurgu yapıldı.
Açıklamada, “ABD ve uluslararası toplum, İran’dan Uluslararası Atom
Enerjisi Kurumu (UAEK)’na resmi ve yetkili bir mesaj gönderilmesini
bekliyor” denildi. Obama, İran’ın, BM Güvenlik Konseyi’nin 5 daimi
üyesi ve Almanya ile görüşmeyi sürekli olarak reddetmesi ve uranyumu
yüzde 20 oranında zenginleştirme faaliyetini durdurmamasının, “güven
inşa etmediğini” söyledi.
İPTAL OLUR
İran da, olası yeni
bir yaptırım kararı alınması durumunda uranyum takası anlaşmasının
iptal edileceğini bildirdi. Meclis Başkan Vekili Muhammed Rıza Bahüner,
İran, Türkiye ve Brezilya’nın ortak formülüyle ilgili anlaşmanın İran’ı
bir adım öne çıkardığını, ancak 5 artı 1 ülkelerinin yeni bir yaptırım
kararı peşinde olduklarını söyledi. BM Güvenlik Konseyinin daimi
üyeleri ile Almanya’nın yeni yaptırım karar taslağı üzerinde
anlaştıklarını hatırlatan Bahüner, “Yaptırım kararı alınması halinde
İran, uranyum takası anlaşmasına uymayacak ve uranyumu yurt dışına
çıkartmayacak’’ dedi. Bahüner, Batı’nın aksine İran’ın anlaşmayla
samimi olduğunu gösterdiğini ifade etti.
‘Hangi ülke olursa olsun kapılar açık tutulmalı’
BAŞBAKAN
Erdoğan, uluslararası ilişkilerin insan ilişkilerinden farklı olduğunu
belirterek, “Hangi ülke olursa olsun kapı her zaman azıcık da olsa
açık tutulmalıdır” dedi. Türkiye’de eğitim gören yabancı diplomatları
kabulünde konuşan Erdoğan, Atatürk’ün Kurtuluş Savaşı sonrasında
Türkiye’nin savaştığı ülkelerle kurduğu dostluk ilişkilerini örnek
gösterdi. İnsanlara has kin, öfke, husumet, gibi kavramların
diplomaside yeri olmadığını belirten Erdoğan, “Tepede kin, nefret
olmaz. Şefkat gibi merhamet gibi sevgi, hoşgörü, adalet ve hakkaniyet
gibi insani özellikler de diplomasinin tam merkezinde bulunurlar. Yani
uluslararasında hangi ülke olursa olsun kapı her zaman azıcık da olsa
açık tutulmalıdır. Olur ki bir gün o kapıdan girmek gerekebilir. Hiçbir
zaman kapılar kapatılmamalıdır. Açık söylüyorum. Bir diplomat dünyanın
neresinde olursa olsun ölen çocuklara, öldürülen çocuklara, masumlara,
sivillere yan hasar olarak bakamaz, bakmamalıdır” diye konuştu.
‘Kosova’yı tanıyın’
BAŞBAKAN
Erdoğan yoğun İran temasları arasında bağımsızlığını tanıyan ilk
ülkelerden biri olduğu Kosova’yı tanıyan ülkelerin sayısının
artırılması için çaba gösterdi. Erdoğan, Thaçi ile görüşmesi sırasında
telefonla görüştüğü Azerbaycan, Suriye, Libya ve Katar liderlerinden
Kosova’yı tanımalarını istedi.
Erdoğan, “Temenni ederiz ki kısa
zamanlarda da buralardan olumlu neticeleri alırız. Kardeşimi, Suriye ve
Yunanistan ülkelerine de davet ettiler. ‘Gelsinler bu konuları
görüşelim’ dediler. Buralardan olumlu neticeler alınacağına inanıyorum”
dedi. Erdoğan, İslam Konferansı Örgütü üyesi ülkelerin de Kosova’yı
tanıma konusunda sayısal olarak istenilen noktada bulunmadığını, bazı
ülkelerin tereddüt yaşadığını söyledi.