Şemdinli Davası’nın devrik savcısı Ferhat Sarıkaya, Ankara’nın Çukurambar Semti’nde ortaya çıktı. Dört yıl önce Umut Kitabevi’nin bombalanmasıyla ilgili açtığı davaya dönemin Kara Kuvvetleri KomutanıYaşar Büyükanıt’ı da dahil ettiği için görevden alınan Savcı Sarıkaya’nın kayıp olduğu, yurtdışına çıktığı iddia ediliyordu. İlk kez konuşan Sarıkaya, dört yıldır Ankara’da yaşadığını ve hukuk danışmanlığı yaptığını söyledi. Eski konulara girmek istemeyen Sarıkaya, “Ben görevimi yaptığımı düşünüyorum” dedi.
Şemdinli’de Umut Kitabevi’nin 9 Kasım 2005’te bombalanmasının ardından dönemin Van Cumhuriyet Savcısı Sarıkaya’nın hazırladığı iddianame büyük tartışma yaratmıştı. İddianamede, bombalama olayından sorumlu tutulan astsubay Ali Kaya, Özcan İldeniz ve itirafçı Veysel Ateş’in yanı sıra, sonradan Genelkurmay Başkanı olan dönemin Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt, Van Asayiş Kolordu Komutanı Korgeneral Selahattin Uğurlu, Hakkâri Dağ ve Komando Tugay Komutanı Tuğgeneral Erdal Öztürk hakkında da soruşturma açılması istenmişti.
Yurtdışına hiç çıkmadım
İddianamenin ardından Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu, 20 Nisan 2006 tarihinde aldığı kararla Savcı Sarıkaya’yı meslekten men etti. Bir daha ortalarda görünmeyen Sarıkaya, hakkında çeşitli iddialar ortaya atıldı. Sarıkaya’nın yurtdışına kaçtığı iddia edilirken, nereye gittiğine dair de ilginç adresler gösterildi. İddiaya göre Sarıkaya önce Bosna Hersek’e gitti, ardından da izini kaybettirdi. Bir başka iddia da ABD’nin Utah eyaletine yerleştiğiydi.
Arınç’ın komşusu
Ancak, Sarıkaya’yı gökte arayan medya yerde buldu. Bir gazete Sarıkaya’nın adresini tespit ederek, görüşmeye çalıştı. Ancak, Sarıkaya bu talebi geri çevirdi. Sarıkaya’nın adresinin belli olmasının ardından dün yaşadığı semt olana Çukurambar’a gittik. Sarıkaya’nın evi, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın dairesine çok yakın.
Komşular medyaya tepki gösterdi
Savcı Sarıkaya’nın dairesinin bulunduğu bina dün basın mensuplarının akınına uğradı. Ancak Sarıkaya, kapısını çalan gazetecileri içeri almadı, görüşme taleplerini geri çevirdi. Sarıkaya hakkında soru sorduğumuz komşuları ise “Adamı rahat bırakın. Bunu da mı tutuklatacaksınız” şeklinde tepki gösterdi. Sarıkaya avukatı ve ortağı Murat Araç’ın gelmesiyle birlikte dışarı çıktı. Haberde geçen ancak ortağına ait olduğu anlaşılan Passat’a binmek üzereyken ayaküstü sorularımızı yanıtladı.
Benim arabam küçük
“Basını fazla takip edemiyorum. Çocuklarım okuyor. Onların eğitimiyle ilgileniyorum daha çok. Geçimimi sağlamak için çalışıyorum” diyen Sarıkaya, Avukat Murat Araç’la birlikte çalıştığını ve hukuk danışmanlığı yaptığını anlattı. Yurtdışına çıktığı iddialarını yalanlayan Sarıkaya “Hiç yurtdışına çıkmadım. Ben buradayım. Hep Ankara’daydım. Daha önce Sincan ve Eryaman’daydım” dedi.
Benim Passat’ım yok
Volkswagen Passat otomobilinin kendisine ait olup olmadığı sorusunu ise Murat Araç yanıtladı. Otomobile bindikleri sırada avukat Araç, “Bu araç benim” dedi. Sarıkaya da Honda marka otomobili işaret ederek, “Benimki de biraz ilerde, şu küçük otomobil” diye konuştu. Sarıkaya, daha fazla açıklama yapmak istemediğini belirterek, ortağı ile birlikte ayrıldı.
İhracım gerekmiyordu
Daha sonra ofisinde ajanslara konuşan Sarıkaya, Şemdinli Davası için “Ben görevimi yaptım. Hukuk içerisinde iddianameyi hazırladım. İddianamede usul hatası olduğuna yönelik iddialar varsa, bu ihracımı gerektirmiyordu’’ dedi. İddianamesini hazırlarken hiçbir şekilde baskı görmediğini söyleyen Sarıkaya “Bunu HSYK’ya verdiğim savunmamda yazdım” dedi. Geçimini sağlamak için arabasını sattığını vurgulayan Sarıkaya, mağduriyetini AİHM’e götürmeyeceğini, çünkü kendi meselesinden dolayı devletini mahkuûm ettirmek istemediğini söyledi. Görevden alındıktan sonra izlenip izlenmediğine ilişkin soruya ise “Öyle bir duyguya kapılmadım” cevabını verdi.