Karakter Boyutu A A A
28 ŞUBAT'IN YIL DÖNÜMÜ
02 Mart 2010 Salı 10:25

Vali ve Emniyet Müdürüne rağmen böyle bir raporu emniyet adına kim düzenleyebilirdi?
28 Şubat darbesinin üzerinden tam 13 yıl geçti.Türkiye'nin gelmiş geçmiş en büyük ve en etkili darbesi olan 28 Şubat'ı toplumun bir kesimi belki hissetmedi ama önemli bir kesimi zihinsel bir dönüşüm geçirdi.Köklü, sarsıcı, yıkıcı ve değişimi zaruri kılıcı 28 Şubat darbesinin yaptığı tahribatı hiçbir darbe yapamamıştı.Toplumun zihin haritaları hiçbir zaman bu kadar sarsılmamıştı.

28 Şubat, devleti kutsayan ve tarihten gelen 'Devlet Ebed Müddet' anlayışını savunan muhafazakar kitlelerle devlet arasındaki tüm köprüleri yıktı. 'Askeri vesayet mi, Avrupayla bidayet mi' tercihine zorlanan kitleler AB'yi tercih etti.

Halbuki dindar ve muhafazakar kitleler derin bir milliyetçi algı ile kutsadığı devleti korumak ve kollamayı en temel prensip olarak benimsemişti. Milli Görüş çizgisinin en önemli tebliğcilerinden Şevki Yılmaz'ın bir konferansındaki şu diyalog, Milli Görüş hareketinin gerçekte devletçi olan o dönemdeki duruşunu çok iyi izah etmekteydi... Şevki Hoca'nın TRT kanallarını eleştiren, eleştirinin de ötesinde itham eden sözleri karşısında bir dinleyici bulunduğu yerden bağırır: "Hocam Özel TV'ler kurmalıyız" der. Şevki Hoca karşı çıkarak "Devlete sahip çıkacağız. Bunların gerçek sahibi biziz. Gelip biz kullanıp çeki düzen vereceğiz" cevabını vermişti.Salonda ise zaten "Düzene çeki düzen, pankartı baş kösedeydi. Hareket tamamen "Kutsal Devlet" çerçevesindeydi.

28 Şubat darbesi bir anlamda yolsuzluklarda boğulmuş, ahlaki değerlerinden uzaklaşmış ve kendi insanını bile yabancı gören bir boyuta ulaşmış olan devletin, kendisini ayakta tutan alttakileri (muhafazakarları) ezmesi hareketiydi. Kendilerinin de bir zamanların komünistlerinden ve hatta PKK teröristlerinden farklı algılanmadığını gören tehdit ilan edilmelerini kabüllenemeyen muhafazakar kitleler, devletten desteğini çekti. 1997- 2000 yılları arasında inanılmaz bir dönüşüm gerçekleşti. AK Parti işte bu dönüşümün sonucudur.Bu sürece bir örnek de kendimizden vermek istiyoruz. Verilecek belki onlarca örnekten çarpıcı olması bakımından birini tercih edeceğiz.

1997 yılı Haziran ayında aralarında Fener Ortodoks Rum Patriği Bartholomeus'un da bulunduğu ve dünyanın pek çok ülkesinden bararaya toplanan yüzlerce yazar, aydın, papaz ve işadamının Venizelos Gemisiyle yaptıkları Trabzon ziyaretini MHP ve Ülkü Ocaklarıyla birlikte protesto eden ve bu eylem sürecini yerel bir TV kanalı olarak (Gökkuşağı TV) göğüsleyenlerden biriydik. Bu duruşumuzu Trabzon'u Pontus'tan korumak olarak zannetmiştik. Öyle ya!... Devleti ve milleti dahili ve harici düşmanlardan korumayı en temel ilke olarak belirlemiştik!.. Bizlerin de dahili düşman ilan edilebileceğini hiç düşünemedik.
Sonra Trabzon Emniyet Müdürlüğü'nde bir şube müdürünün hazırladığı düzmece raporla irkildik.Din ve vicdan özgürlüğünü savunmanın adı bölücülük olmuştu. Artık mahkemedeydik.Durumu dönemin Valisi İsmet Gürbüz Civelek'e ilettik. Vali ve Emniyet Müdürüne rağmen böyle bir raporu emniyet adına kim düzenleyebilirdi? Somut hiçbir veri olmadan her konuda devletinin yanında duran bir insan, düzmece bir raporla nasıl mahkemeye sevkedilirdi? Civelek bize o şube müdürünün özel yetkili olduğunu söylemişti. "Benim hakkımda da rapor verebilir. Üzgünüm, bu haldeyiz" demişti. Sonra Erzurum DGM'ler ve beraat... Dün Pontus tehditi karşısında vatan kurtaran (!)lar bugün Pontus'tan da tehlikeliydi (!) Üstad Necip Fazıl bize çok şey öğretmişti. Bir şiirinde söylediği... "Kustum öz ağzımdan kafatasımı" sanki bugünler içindi. Artık kutsal devlet bitmiş, "Kutsal birey" gerçeği öğrenilmişti. 28 Şubat'ın öğrettiklerini 10 ambar kitap bile öğretememişti. Özgürlükler artık herkes içindi. Muhafazakarlar artık yüzde yüz zıtlarının da ifade ve yaşam özgürlüğünü savunacak sürece girmişti.

Türk'ün bin yıllık geçmişine işlenen 'Devlet Ebed Müddet' kafalarda yıkılmış, 'Bireyi yaşat ki, devlet yaşasın' ölçüsü hayat bulmuştu.

28 Şubat, Müslüman Türk'ün kafasında bu büyük dönüşümü, bu bilmem kaç asırlık sadakati 3 yılda dönüştürmüştü.

Yarın 28 Şubat'ın mağdurları iken mağrur olanları yazacağız...
 

Ali Öztürk

http://www.gunebakis.com.tr
 
Amirler.NET - İDARE'NİN NET SESİ

3545 defa okundu...
metin sahin       o zaman   02 Mart 2010 Salı 18:49
O zaman TSK nın laiklik programlsarını hararetle destekleyen bürokratlar nberde?ne çabuk dönüş yaptılar.
Çok okunanlar Çok yorumlananlar
Son 1 gün içinde eklenmiş haber bulunamadı.
» 2010 Mülki İdare Kararnamesi
» Şaşırtan Kaymakam Haberi
ANKET Diğer Anketler
12 Eylül 2010 Referandumunda ülke menfaatlerine en uygun sonuç hangisi olur.
EVET ÇIKMALI
HAYIR ÇIKMALI
» Tüm yazarları göster
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
Tüm hakları sakldır
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz
Amirler.NET - İdarenin NET Sesi
Telefon:
Eposta: iletisim@amirler.net