Zamanında Fetullah Erbaş bir dostuma demiş ve o da bana aktarmıştı: “Kadere iman eden, kedere katlanır”.
Kader çekti götürdü beni hiçbir bağımın bulunmadığı Özalp"a. Akşam karar verdim ve sabah orada soluk aldım. 1 yılı aşkındır bu ilçeye sabah gidip akşam geliyorum. Orada kısa sürede bir çevrem oldu.
Aslında "taşımalı bir ilçe" desek de yeridir Özalp için. Kurumlarda çalışanlar, esnafın bir bölümü, öğretmenler, hemşireler, doktorlar, adliye personeli sabah gidip akşam da Van"a dönüyorlar. Sabah hareket kazanan ilçe, akşamları ise ölü şehir görüntüsüne bürünüyor. Tabela nüfusu 9 bin 400. Ancak gündüz köylerden, Saray"dan ve Sağmalı Beldesi"nden insanlar akın ediyor ilçeye. Ölü şehir sabah 8.00 itibari ile canlanıyor. Böylece nüfus bir anda 20 binleri buluyor. Van"ın Erciş"ten sonraki en büyük ilçesi. Minibüs cenneti adeta. Yaklaşık 900 kayıtlı minibüs var. İran"la komşu. 33 Kurşun Katliamı"nın yaşandığı mekan. Katliamı yapan komutanın adının verildiği kışlanın var olduğu yer. Son 1 yılda akaryakıt kaçakçılığı yüzünden İran askerlerince katledilen 34 insanın kayıtlı olduğu adres Özalp...
İlk yazımızda bu ilçeye dikkatleri çekmek istiyorum. Varlıklar içerisinde yoklukların merkezi gibi. Van"daki kurumların en tepelerine Özalplılar hakim. Okumuşları ve zenginleri oldukça fazla. Ancak gelin görün ki ilçe içler acısı durumda. En başarılı sporcular buradan çıkmasına rağmen kapalı spor salonu yok, futbol oynanabilecek stad yok. Futbol takımı varla yok arasında. Stad olmadığı için tüm maçlarını deplasmanda oynamak zorunda.
Devlet Hastanesi, ev olarak yapılan 5 katlı apartmanda kiracı olarak hizmet veriyor. Yani mutfak olarak yapılan yer şimdi muayenehane. Misafir odası olarak dizayn edilen bölümde hastalar yatıyor. Yer olmadığı için ameliyat yapılamıyor. Çok küçük operasyonlar için bile hastalar Van"a sevk ediliyor. Bir bakıyorsunuz doktor var, bir bakıyorsunuz yok.
60 yıldan beridir bulunmayan alt yapı nihayet 1 ay önce onaylandı. Araya kış girdi, inşaat sezonu ile birlikte start alacak ve 400 günde tamamlanması planlanıyor. Fosseptik çukurlarının en çok bulunduğu ilçe, nihayet bu özelliğini yaklaşık 400 gün sonra tarihe gömecek.
Ticarette Türkiye"nin Kayseri ve Siirt"i var. Van"ın ise Özalp"ı. Burada ticareti bilmeyen yok. Ancak Kayseri ve Siirt"ten ayıran özelliği ise halkında birlik ve beraberlik olmaması. Her kafadan bir sesin çıktığı nadir ilçelerden biri. Ticaret bilinci birlik ve beraberlikle buluşmayınca tabi ki sonuçta iyi yönde olmuyor. Zengininin çok olması burada avantajdan çıkmış, zararlı hale dönüşmüş diyebiliriz. Belki bu yazım birçok Özalp"lıyı kızdıracak, ancak birlik ve beraberliği sağlamada belki de öncülük edecek. En azından "Evet birlik ve beraberlik içerisinde olmalıyız" düşüncesini yaygınlaştıracak. Sivil toplum örgütü mantığını oturtamamış, ne yazık ki ilçemiz.
İstekler belli, ancak neyi ve ne zaman isteme konusunda birlik sağlanamadığı için muhalefetin en yoğun yaşandığı mekan haline dönüşüyor güzelim Özalp. Nüfus yoğunluğuna rağmen mevcut milletvekilleri içerisinde Özalp"tan kimse yok. Bahçesaray bile kapalı spor salonuna kavuşuyor bu yıl. Ancak, sahipsizleri oynayan ve Van"ın Erciş"ten sonraki en büyük ilçe olma özelliği taşıyan Özalp"ta var olan kapalı spor salonu inşaatı bile çürümeye terk edilmiş durumda.
Sınır Ticareti"nde Saray"dan sonra en çok faydalanacak ilçe Özalp olmasına rağmen kapının açılması için bugüne kadar bir çaba verildiği görülmemiştir. Belki ferdi çabalar olmuş olabilir, ancak bunun çok ses getirmediği de ortada. Toplumun baskı unsuru oluşturma yetisini kaybettiği ilçemiz yine Özalp.
Bu kadar olumsuzluğa rağmen ilçe, Kaymakam ve Belediye Başkanı konusunda şanslı bir dönemini yaşıyor. Kaymakam Hüseyin Demirbaş"ın eğitime verdiği önem ve okuma yazma oranını yükseltme çabaları takdire şayan. Belediye Başkanı Murat Durmaz"ın çok kısa sürede yaptıkları da herkes ve her kesim tarafından takdir görüyor. Hakikaten geldiğim Özalp ile şimdiki görünümü arasında çok büyük fark olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Şu anda ilçenin yönetimine gençler hakim diyebiliriz. Bu yapıya Özalp halkının, işadamlarının, bürokratlarının destekte bulunmaları varsa desteklerini devam ettirmeleri gerekmektedir.
İlçenin 2011 temmuzunda yapılması planlanan genel seçimler için mutlaka milletvekili çıkarması gerekiyor. Bu konuda Özalp halkının şimdiden sesini yükseltmesi ve taleplerini ilgili yerlere iletmeleri lazım. Aksi takdirde, Milletvekili aday adaylıkları döneminde geçmişte olduğu gibi yine Özalp"ın harcanmasına şahit olacağız.
Şu anda hayatta olan ve benim bildiğim çok sayıda gazeteci Özalp"tan çıkma. Ancak onların bile ilçelerine sahip çıktıkları söylenemez. Ben bu konuda eleştirilerimi uzatmadan Gazeteci arkadaşlarım Özalp"lı Aziz Aykaç, Feyat Erdemir, Günay Aslan, Fettah Erdurur, ve Özalp"ın suyunu içen Yusuf Ziya Cansever, Ergin Sarı"nın Özalp için daha çok vakit ayırmalarını istiyorum...
Van"ın ikinci büyük ilçesi Özalp"ı hak ettiği yerde görmek dileği ile.
Ferhat ATACAN