‘Çift başlılığa yol açacak bilgi kıskançlığı artacak’
ESKİ Vali ve MHP Mersin Milletvekili Behiç Çelik müşterek istihbarat merkezlerinin kaldırılmasıyla ortaya çıkacak sorunları VATAN gazetesine değerlendirdi.
“EMASYA protokolü aslında EMASYA (emniyet asayiş yardımlaşma) planlarının hazırlanmasında yasal yetki verilen İl İdaresi Kanunu’nun 11/D maddesinin işleyişine ilişkindi. Günümüzün ihtiyaçlarına uygun olarak güncellemek mümkündü. Kaldırılması ayrıntıların düzenlenmesinde bir takım aksamalara yol açacak. İl İdaresi Kanunu’ndaki yetki çerçevesinde illerde valilerin, merkezde de İçişleri Bakanlığı’nın koordinesinde yürütmek mümkündü. Protolole gerek yoktu. Müşterek istihbaratın değerlendirilmesi olayı da sadece EMASYA’dan dolayı değil, bütün alanlarda büyük bir sorundur. Sanıyorum hükümet Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığı Kanunu kapsamında bu boşluğu gidermeyi düşünüyor. Bu yeterli olmayacaktır. İçişleri Bakanlığı’nda çift başlılığa yol açacak. Ama devletin genel işleyişi ile ilgili olarak bu konuda ciddi bilgi kıskançlığı ortaya çıkacak, bilgi paylaşımı söz konusu olmayacak diye düşünüyorum.”Protokoldeki diğer düzenlemeler şöyle:
* Protokolle “terör ve toplumsal olayları değerlendirmek” amacıyla her il ve ilçede “Güvenlik Koordinasyon Komisyonları” kuruldu.
* Protokolle Genelkurmay bünyesinde bir İç Güvenlik Harekat Merkezi oluşturuldu. Bu merkeze olayları en üst seviyede takip etmek, hükümeti ve komuta katını bilgilendirmek görevleri verildi. Böylece asker terörle mücadele ve toplumsal olayları takip konusunda İçişleri Bakanlığı’nın yetkisini önemli ölçüde devraldı.
* Protokol, mülki amirlere önceden yapılacak hazırlıklarda EMASYA Komutanlıkları ile koordineli hareket edilmesini ve bu planların muhtelif senaryolara göre prova edilmesini öngördü.
* Protokolde valilerin emrindeki genel kolluğun kullanılmasına ilişkin planları askeri makamlara vermesi hükmü yer alıyor. Kanunda böyle bir düzenleme yok.
* Protokolde “Balyoz Harekat Planı” ile gündeme gelen seminerlere ilişkin de çarpıcı düzenlemeler yer alıyor. Buna göre EMASYA Planlarının uygulanması için yılda en az bir seminer düzenlenmesi öngörülüyor. Net bir düzenleme olmadığı için de uygulamada bu seminerlerin EMASYA Komutanlıklarının koordinatörlüğünde düzenlenmesine yol açılmış oluyor.
* Birden fazla ili içine alan olaylarda, ilgili valilerden birisinin İçişleri Bakanı tarafından koordinatör vali olarak görevlendirilmesi ve bu valinin EMASYA Komutanlıklarından yardım istemesi öngörülüyor. Kanunda yer almayan bu durum, bu valileri bir tür OHAL Valisi konumuna getirdi.
* Protokolle, valinin talebine bakılmaksızın, bütün kolluk güçlerinin yardıma gelen askeri birlik komutanının emrine girmesi esası benimsendi.
* Protokol, olayların yayılması durumunda bir ilden başka ile askeri birlik kaydırma yetkisini EMASYA komutanlıklarına verdi.
‘Sıkıntı doğmaz’
* İçişleri eski Bakanı Rüştü Kazım Yücelen: EMASYA’nın kaldırılmasının ardından istihbarat paylaşımında sıkıntı doğmaz. Hükümetin kurmayı tasarladığı kamu güvenliği müsteşarlığında “istihbaratların birleştirilmesi” konusunda hükümler var. Bunun dışında da istihbaratın tek elde toplanmasına yönelik çeşitli protokoller var. EMASYA protokolü ve hükümleri gereğinden fazla abartıldı. EMASYA kalktı diye demokrasi gelmez, yürürlükte kalsaydı da demokraside bir kesinti olmazdı. Sadece belli çevreleri memnun etmek için bu protokol kaldırıldı.
‘Sorumluluk valilerde’
* Emekli Tümgeneral Armağan Kuloğlu: Protokolün kaldırılmasıyla artık askere zamanında müdahale etmedin gibi tartışmalar da ortaya çıkamaz. 9. madde birkaç ili birden kapsayan daha çok güneydoğu ile ilgilidir. Hangi ilin valisi nasıl koordine edecek, koordinatör kim olacak onu belirleyen maddedir. Madem protokolü istemiyorlar, bundan sonra sorumluluk valilerdedir. Tabii sorumluluğun valilerde olması olabilecek hadiselerin vukuu bulması durumunda kötü durumlarla karşılaşıldığında savunulacak bir konu olarak ortaya çıkmaz. İhtiyaç halinde yeni bir protokol hazırlanır.
‘İşbirliği aynen devam’
* Eski Vali Saffet Arıkan Bedük: Toplumsal olayların vukuu halinde polis ve jandarmayla çözümlenemeyen olaylarda en yakın askeri birlikten yardım istenirdi, bu EMASYA protokolü öncesinde de vardı. Protokolün iptaliyle asker isteme yetkisini mülki amirin elinden almış sayılmaz. Son yapılan EMASYA’nın yasalara aykırı olan hükümlerini iptali ve yeniden bir protokole bağlanmasıdır. İptal sorun teşkil etmez. Geçmişte sorun çıkmamıştır, bundan sonra da sorun çıkmaz. Kurumlararası işbirliği aynı şekilde devam edecektir. EMASYA’dan önce nasıl işliyorsa bundan sonra da işleyecektir.