Karakter Boyutu
A
A
A
FARK ETMESİ 7 YIL SÜRMÜŞ
02 Şubat 2010 Salı 08:48
Başbakan EMASYA diye bir şey olamaz, olmayacak. Bunun adımını atıyoruz dedi, Mehmet Y. Yılmaz demkki farketmesi 7 yıl sürmüş dedi..
Demek ki fark etmesi 7 yıl sürmüş!
BAŞBAKAN Recep Tayyip Erdoğan, “EMASYA Protokolü’nü gündemimizden çıkartacağız. EMASYA diye bir şey olamaz, olmayacak. Bunun adımını atıyoruz” dedi.
“EMASYA Protokolü” adı verilen uygulama Emniyet Asayiş Yardımlaşması’nın kısaltılmışı.
Askerin, büyük toplumsal olaylarda, vali ve kaymakamların onayına ihtiyaç duyulmaksızın olaylara müdahale etmesine ve toplumsal olaylar ile ilgili istihbarat toplamasına olanak veriyor. Böyle bir durumda polis ve jandarma, olaya müdahale eden askeri birliğin komuta düzeninin içine giriyor. Garnizon komutanları son derece geniş yetkileri kullanabiliyorlar.
Demokratik bir hukuk devleti için pek kabul edilebilir bir durum değil.
Bir tür olağanüstü hal ya da sıkıyönetim durumuna benziyor ve askeri “olağan görev alanının dışında kullanma heveslerine” zemin hazırlıyor.
Başbakan’ın “Böyle bir şey olamaz, olmayacak” demesi doğru bir tutum.
Ama bunun Başbakan’ın aklına bugün gelmiş olmasını sorgulamak da gerekiyor.
Yedi yıllık mutlak bir iktidar var ve mevzuattaki bu tür antidemokratik tuhaflıklar aklına şimdi geliyor! AKP hükümetinin derdinin “askeri vesayeti ortadan kaldırmaktan” daha çok, kendi iktidarını pekiştirmek olduğunu söylerken bu tür durumları anlatmaya çalışıyordum. Ucu kendilerine dokunmadığı sürece böyle şeyleri dert etmiyorlar.
Tıpkı YÖK uygulamalarında olduğu gibi!
İktidar olmadan önce YÖK ile ilgili bütün şikâyetlerini unuttular ve aynı düzenden yararlanmakta bir beis görmüyorlar.
Demokrat olmak bir bütündür. Aklına gelince demokrat olmak, aklına gelmeyince antidemokratik uygulamaları ve mevzuatı görmemek mümkün olamaz. AKP’nin attığı her adımda “demokrasi boncuğu” bulanlar, buna da bir baksalar iyi olur!
‘Konsensüs’ arama ihtiyacı
BAŞBAKAN Recep Tayyip Erdoğan, Silahlı Kuvvetler İç Hizmet Kanunu’nun 35. maddesinin “konsensüs sağlanırsa” değiştirilebileceğini söyledi.
Hatırlayacaksınız, 12 Eylül darbesi hukuki meşruiyetini bu maddeye dayandırıyordu.
Hiç kuşku yok ki darbeye heveslenenler de o kanun maddesinin kendilerine verdiği “görevi” akıllarının bir kenarında tutuyorlardı.
Kanunun maddesi şöyle: “Silahlı Kuvvetlerin vazifesi; Türk yurdunu ve Anayasa ile tayin edilmiş olan Türkiye Cumhuriyeti’ni kollamak ve korumaktır.”
Elbette, “darbecilerin” yorumu, zorlama ve çok geniş! Çünkü darbe yapınca “Anayasa ile tayin edilmiş Türkiye Cumhuriyeti’nin” Anayasası da yürürlükten kaldırılıyor!
Tarzan’ın, Ceyn’i timsahların elinden kurtarırken boğması gibi bir durum!
Başbakan’ın konuşmasında dikkatimi çeken husus, bu maddenin değiştirilmesi için TBMM’deki partilerle bir fikir birliği oluşturma kaygısı oldu.
Sonuç olarak değiştirilecek kanun maddesi geçmişte bir darbeye gerekçe olmuş.
Demokrasi mücadelesi vererek, askeri vesayeti ortadan kaldırmak isteyen bir iktidarın, TBMM’de bunca çoğunluğu varken “konsensüs” araması tuhaf değil mi?
Üstelik Cumhurbaşkanı seçerken, “açılım” yaparken, Anayasa’nın bazı maddelerini değiştirmek isterken böyle bir fikir birliği aramak ihtiyacını hissetmeyen bir iktidarın başında!
Çok daha önemli konularda fikir birliği aramayan iktidar şimdi neden “konsensüs” arıyor dersiniz?
www.milliyet.com.tr Amirler.NET - İDARE'NİN NET SESİ
2627 defa okundu...
Hüseyin Yavuzdemir Mehmet Yılmaz da kim oluyor ki? 02 Şubat 2010 Salı 15:36
Gazetede , oturduğu koltuktan ahkam kesen Mehmet Yılmaz da kim oluyor ki, 7 yıldır bu ülkede demokrasi mücadelesi veren Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğanı eleştirebiliyor..Mehmet Yılmaz, hakkında yazı yazdığı şahsiyetleri sokakta görse tanımaz..Ama kendisine malum çevrelerin yaptığı servisle Başbakan hakkında olduğu gibi pekçok siyasetçi ve bürokrat hakkında yazılar yazmıştır. Yasalarımızdaki antidemokratik hükümlerin hepsini bir başbakanın bilmesi gerektiğini Mehmet Yılmazdan başka kim ileri sürebilir.EMASYA bir protokoldür ve Başbakan kaldırılacak demişse kaldırılacaktır..Mehmet Yılmaz bundan neden gocunuyor?Devlet yönetiminde demokratik olmayan hükümler adı ne olursa olsun sırası geldikçe kaldırılacak ve bu ülkenin insanlarına özgürce yaşam imkanı sağlanacaktır. Bu değişikliklerden ancak demokrasi düşmanları memnun olmayabilir..